Dünyanın Sonu Gelirken Gelmek Dünyaya
Gecenin bir saatinde kaçıyor uykum.Yazacak bir şeyler arıyorum.Tıpkı sevecek bir sevgili arar gibi.Dün çoktan yaşandı, bugünü ezbere yaşarken yarını bekliyorum.Sanırım hala umudum var.Neye ve kime bilmiyorum ama hala umudum var.Gecenin bir saatinde bu teknoloji harikasının başında, umudu satırların arasına gömerken, bir de onu özlüyorum yetmezmiş gibi.
Bak yine o şarkı çalışıyor.Gecenin bu saatinde hiç de iyi gitmiyor bu şarkı.Üstelik başımda da hafif bir ağrı satırlarıma yansıyor.
Zaman eskisinden daha da çok hızlı geçiyor.Sanırım ölüm çağırıyor bizi.Dünya artık yorulmuş, “bu kadarı da fazla” diyor.O da istiyor artık bir bitişi.Güzel günlerin geleceğinden ümidi kesmiş sanki.Artık sonunda iyilerin kazandığı filmlerin olmamasında yakınıyor.Ve fazla kirleniyor.Su kaybediyor.Yavaş yavaş tükeniyor artık dünya, sayemizde.
Yaşını başına alanlar, daha yaşına başına almamış bana acıyarak bakıyorlar.Dünyanın eskiden daha zor ama daha güzel olduğunu, çok boktan bir zamanda yetiştiğimizi, kolaylıkların bizi tembelleştirdiğini ve doğal dengenin kaybolup ömrümüzü kısıtladığını söylüyorlar.
Onlar için sorun değil tabii.Onlar da dünya gibi son demlerini yaşıyor.Oysa bizim baharımızda çiçekler açmıyor.Of Ya Rabbi nedir bu olanlar diyorum.Ama ne olursa olsun her şekilde teslimim Allah’a.
Olanlar, bitenler de iyi değil aslında.Yirmi yaşında bir kızın sevgilisinin sürdüğü motordan düşüp üzerinden onlarca araba geçerek can vermesi ne kadar da kötü.Hiç mi kimse fark etmedi üzerinden geçerken.Aklıma olur olmaz şeyler geliyor.Yoksa insanlık dibe mi vurdu? “Hadi oradan!” diyorum kendime olur mu öyle şey?Yaratıkların en şereflisi olan bizler, bu şekilde benliğimizden yani insanlığımızdan kopamayız.Yine içimizde ufak da olsa yeşeren bir insanlık fidanları vardır.
Hep şikayet etmek yetmiyor ve gerçekten işe yaramıyor.Yazsan ne olur ki ölenleri ya da olup bitenleri.Yazmak sadece içinde birikenleri dışarı atmak ve rahatlamak bence.Bence o kadar da işe yaramıyor.Bir şeyler yapmak lazım.O kızın cenazesine gidip Allah’tan af dilemek, kaldırımlardaki çöpleri kaldırmak utanmadan ya da köşe başında mendil satan genç kıza güzel bir kitap hediye etmek lazım.Hiç yapamıyorsak sevmeliyiz, dua etmeliyiz insanlığa ve yok olup giden dünyaya.
Dünyanın sonu gelirken geldim dünyaya.Bilmedim çelik çomağı, çok fazla oynamadım misketi ve bilmedim o oyunun terimlerini.
Orta okul yıllarımda parçaladım arkadaşımı bir bilgisayar oyununda, filmlerdeki öldürme sahneleri ve bir insanı öldürmek en doğal olay haline gelmişti benim için.En yakın arkadaşımın bedenini parçalıyordum bir oyunda ve bunda gurur duyuyordum.Sevgi kelimesi siliniyordu lügatımdan, yerini savaş terimleri alıyordu.
Zamansızım bu uykum kaçan gece.Başım ağrıyor, geceye acılar katan şarkı çalıyor;
“Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinya
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncilirsin ama yine de sen bilirsin…”
Biraz karışık, biraz plansız ve biraz da karamsar oldu satırlarım.Ama ne olursa olsun dediğim gibi umudum var.Olmalı da zaten.Olmasa olur mu hiç?Umudumuz olmalı!Gelsek dünyanın sonunun geldiği zamanda, mutlu olmalıyız şimdi mutsuz olsakta…
0 yorum yazılmıştır